Mutluluk, ulaşılması gereken bir illüzyon mudur?
Mutluluğun tanımını yapmanın, ona ulaşmaktan zor olduğunu kabul etmek gerekir. Herkes mutluluğun nasıl bir his olduğunu anlamış olsa da, tanımında anlaşmak pek mümkün görünmüyor. Tarih boyunca birçok filozofun uykularını kaçıran, bilim insanlarının kafasını karıştıran ve kesin bir yanıtı bulunamayan bir soru: “Nedir bu mutluluk?” ve belki daha da önemlisi “Nasıl mutlu olunur?”. Anlaşılan o ki, bu yolda yalnızız; bizi mutlu edecek sihirli bir değnek ya da mucizevi bir formül yok. O halde ünlü filozof Ayn Rand’ın “İnsan kendi mutluluğundan mesuldür ve bu mutluluğa kendisi ulaşmak zorundadır.” sözünü yol gösterici alarak mutluluk arayışımıza başlayalım.
İlginizi Çekebilir: Mutluluk ile İlgili Kitaplar
Kendi mutluluk tanımınızı oluşturun

Hayatınıza anlam katın

“Hayatın anlamı nedir?” sorusu, mutluluğun tanımından daha derin konulara bizi yönlendirebilir. Buna rağmen, birçok kişi varoluş nedenini sorgularken kendini bulmaktadır. Belki de bu sorunun nesnel bir cevabını bulmak zordur, fakat hayatımıza anlam katmak ve yaşanabilir kılmak bizim elimizdedir. Kimi için bu dünyayı kurtarmak gibi kahramanca bir anlam olabilirken, kimisi için erdemli bir yaşam sürmek yeterlidir. Belki de asıl mutluluk, anlam arayışına çıkmakta gizlidir.
Kişisel hedefler belirleyin ve ertelemeyin

Kendinize küçük hedefler belirlemek, bunları başarmak size mutluluk ve başarı sağlayacaktır. Yalnızca başarmak değil, hedef uğruna yapılan çabalar da öz değer duygusunu güçlendirecektir. Ayrıca, hedeflerinize ulaştığınızda kendinizi küçük ödüllerle şımartmayı unutmayın.
Anda kalın

Çoğu zaman, özellikle geceleri kendimizi geçmişteki pişmanlıklarla yorarız: “Daha iyisini yapabilirdim.”, “Daha yüksek not alabilirdim.”, “Daha fazlasını söyleyebilirdim.” Bu düşünceler, bizi mutlu etmekten çok daha fazlasını yapmaz. Olaylar geri dönüşü olmayan yaşanmışlıklardır. Bu nedenle, yaşadığımız anın tadını çıkararak en iyi versiyonumuzu oluşturmaya odaklanmalıyız. Aksi takdirde sürekli geçmişe takılı kalmak, yalnızca mutsuzluk ve belki de depresyon getirebilir.
Mutlu anları hatırlayın

Eski bir fotoğraf, bir not veya geçmişten bir şarkı bile bizi mutlu günlere götürebilir. Araştırmalar, geçmişteki mutlu anları hatırlamanın serotonini artırarak benzer bir mutluluğu yaşamamıza yardımcı olduğunu gösteriyor.
Şükür veya teşekkür edin

Teşekkür veya şükür ne derseniz. Hayatta memnun olduğunuz ve sizi mutlu eden şeylerin farkına varın. Bunun için çeşitli yollar var; bir dine inanıyorsanız ibadet eder ve dua edersiniz, meditasyon yaparak kendi iç huzurunuzu bulursunuz ya da yaşadıklarınız için evrene güzel enerjiler gönderirsiniz. Önemli olan, sizi mutlu eden anların, sevgilerin ve zorlu başarıların farkında olmaktır.
Kendinizi ve bedeninizi sevin

Kendimizi sevmek, hayatı daha çok sevmemizi ve kendimizi daha değerli hissetmemizi sağlar. Kendimizi sevmiyorsak, mutluluğumuzu da nasıl sağlayabiliriz?
Meditasyon yapın

Bedenimiz ve zihnimiz, hayat boyu içinde olduğumuz tapınaklardır. Fazla su içerek ve çeşitli kürler uygulayarak bedenimizi toksinlerden arındırabiliyoruz. Ancak zihnimizle ilgili ne yapacağımızı çoğu zaman bilmeyiz. İşte meditatif yöntemler burada devreye giriyor. Meditasyona gelecek olursak, çoğu kişi “Zamanım yok.” diye söylenir. Ama sabah uyanır uyanmaz yapacağınız 5 dakikalık nefes egzersizleri zihninizi dinlendirip odaklanma becerilerinizi geliştirecektir.
Sevdiklerinizle zaman geçirin ve sosyalleşin

Küresel pandeminin getirdiği en büyük özlemlerimizden biri, sevdiklerimizle bir arada olabilmektir. Sarılmanın mutlulukla doğrudan bir ilişkisi vardır. Sarılmak, sevgi bağını güçlendirir ve tamamlanmış hissi verir. Ayrıca, sarılma esnasında salgılanan oksitosin hormonu bu mutluluğun kanıtıdır. Umulur ki, bir an önce maskesiz ve sevdiklerimizle dolu, kahkahalı günlere dönebiliriz.
Kıskançlıktan sıyrılın

Seneca’nın dediği gibi: “Başkalarının mutluluğu seni mutsuz ediyorsa asla mutlu olamazsın.”
Farklı deneyimler yaşayın

Tatile çıkmak, yeni yerler gezmek veya daha önce denemediğiniz bir yemeği pişirmek, hem kaliteli zaman geçirmenizi hem de hayatınıza heyecan katmanızı sağlayacaktır.
Hobi edinin

Dans etmek, resim yapmak veya belki de yeni bir dil öğrenmek gibi şeyler yapmak, kendinizi daha mutlu ve değerli hissettirecektir.
Birçok filozof “Mutluluk, ruha ait bir deneyimdir ve dışsal etkenlere bağlı değildir.” derken, bilim insanların bunun aksi yönünde düşünerek serotonin, oksitosin, dopamin ve endorfin gibi hormonların önemini belirtmektedir.
İşte bilimsel olarak kanıtlanmış ve mutluluğunuza katkıda bulunacak birkaç ipucu:
Spor yapın

Zihin ve beden arasında görünmez bir bağ vardır. Araştırmalara göre spor sırasında salgılanan endorfin, spor yapan bireyleri daha mutlu kılar. Egzersiz yaparak daha sağlıklı bir beden ve daha ferah bir zihin elde edebilirsiniz.
Sağlıklı beslenin

Zihin ve beden sağlığının birbirine bağlı olduğuna dair birçok örnek verebiliriz. Örneğin, çikolata tüketimi mutlu hissetmemizi sağlarken, protein bakımından zengin gıdalar dopamin salgılar.
Düzenli uyuyun

Uyku, sağlıklı ve mutlu bir yaşamın temelinin bel kemiğidir. Zihninizi dinlendirir, hormon dengenizi sağlar ve stresi azaltır, dolayısıyla mutluluğunuzu artırır.
Doğada zaman geçirin

Doğa, insanı dinlendirici ve sakinleştirici bir etki yapar. Sahilde yürüyüş yapmak, bir parkta kitap okumak ya da ormanda piknik yapmak, sizi daha mutlu ve huzurlu hissettirebilir. Ayrıca, güneşli günlerde doğada kalmak D vitamini almanızı sağlar ve serotonininiz üzerinde olumlu bir etki yaratır.
Mutluluğunuzun farkına varın… Tüm bu öneriler, size daha tatmin edici bir yaşam sunabilir. Fakat benim görüşüm, mutluluğu kovalamayı bırakmaktır. Belki de mutluluk, uzaklarda ve kilitli kutularda değil, avuçlarımızda gizlidir. Kim bilir, belki de mutluluk sıcacık bir gülümsemede ya da “Sen seversin diye aldım.” denilen küçük bir pakette saklıdır.
Mutluluğu daha fazla keşfetmek isterseniz, mutluluk üzerine yazılmış kitapları derlediğimiz yazıya buradan ulaşabilirsiniz. Daha mutlu ve sağlıklı günler dileriz.