Paylaş

Dünya genelinde yaşanan pek çok çevresel felaket ve ani iklim değişikliklerinin ardından, tüketiciler artık küresel ısınma üzerindeki bireysel etkilerinin farkında olmaya başladılar. Alışveriş yaparken, tercihlerini daha fazla sorgulama çabası içindeler. Dışarıda alınan bir plastik su şişesi, kağıt kahve bardakları veya satın alınan bir t-shirt, çevre üzerinde büyük etkiler oluşturabiliyor. “Bir kişinin neyi değiştirebileceği” düşüncesini bir kenara bırakarak, herkesin bireysel çabasıyla çevremizi korumak adına yapabileceği şeyler var. Alışveriş yaparken çevre dostu seçimler yapmanıza yardımcı olacak önerileri derledik.

Mevsiminde yetişen sebze ve meyveleri tercih edin. Ürünleri yerel marketlerden almayı ihmal etmeyin.


Mevsimi dışında olan ürünleri satın alarak, bu ürünlerin başka bölgelerden sevk edilmesini dolaylı olarak desteklemiş oluyorsunuz. Arz-talep ilişkisi üzerinden işleyen bu sistemde, mevsimi dışındaki ürünleri almadığınızda kargo kaynaklı emisyonları azaltmış oluyorsunuz. Yerel marketlerden alışveriş yaparak da, daha az karbon ayak izi bırakıyorsunuz. Aynı zamanda büyük firmalar yerine yerel esnafı desteklemiş oluyorsunuz.

Plastik poşet kullanımını azaltarak, tekrar kullanılabilir alışveriş çantalarını tercih edin.


Devletin 2019 yılından beri desteklediği plastik poşet kullanımını azaltma çabalarına rağmen, birçok kişi marketlerde hâlâ ücretli satılan plastik poşetleri tercih ediyor. National Geographic’in verilerine göre, üretilen plastiklerin %91’i geri dönüştürülmüyor. Her hafta alışverişte en az üç veya dört plastik poşet aldığınızı düşünürseniz, bir yılda yaklaşık 200 adet plastik poşet atığı oluşturmuş oluyorsunuz. Geri dönüştürülmeyen diğer plastik ürünlerin atıklarına girmeden, bu küçük adım büyük bir etkiye sahip olabilir.

Plastik paketli ürün alıyorsanız, geri dönüştürülmüş plastik içerenleri tercih edin.

zümra çetinler

Plastik kapta satılan ürünlerin kaplarını daha sonra saklama kabı olarak kullanın.


Plastik kabıda satılan ürünleri satın aldığınızda, tüketim sonrası bu plastik kapları çöpe atmak yerine başka amaçlar için saklama kapı olarak kullanabilirsiniz. Böylece atık miktarını azaltmış olur ve ayrıca yeni saklama kapları almanıza gerek kalmaz.

Çayı poşet yerine tekrar kullanılabilir çay süzgeçleri ile demleyin.


Çay poşetlerinin daha beyaz görünmesi için kullanılan kimyasallar bir yana, bir paket çayın içinde gelen 20 adet çay poşedi de çevresel bir atık kaynağıdır. Yeniden kullanılabilir çay demliklerine geçerek hem çevreye duyarlı bir adım atmış olursunuz, hem de çay poşetleriyle kıyaslandığında bütçe dostu bir seçim yapmış olursunuz.

Adet döngünüzde tekrar kullanılabilir ürünleri tercih edin.


Pedi ve tamponu kullanırken içerdikleri kimyasallar bir yana, dünya nüfusunun yarısının kadın olması nedeniyle adet döngüsüyle oluşan yıllık atık miktarı oldukça fazladır. Ortalama bir kadının her ay 10 ile 30 ped veya tampon kullandığını düşünürsek, yıllık kullanım 5000 ile 14000 arasında değişiyor. Eğer adet kabı veya tekrar kullanılabilir kumaş pedler gibi alternatiflere yönelirseniz, hem atık miktarını azaltmış hem de kimyasal içermeyen daha sağlıklı bir tercih yapmış olursunuz. Bu değişiklik, bütçenizi de beslemenize yardımcı olur.

Kıyafet alışverişinizi internet üzerinden yapmayı tercih edin.


Bu öneri ilginç gelebilir; ancak internetten yapılan bilinçli alışverişler, çevresel açıdan daha geçerli olduğunu gösteriyor. 2017’de moda endüstrisinin iklim değişikliği üzerindeki etkilerini inceleyen araştırmalara göre, %22’lik bir etkinin sebebi tüketicilerin farklı alışveriş merkezleri arasında yaptıkları otomobil yolculuklarıdır. Eğer yürüyerek ya da toplu taşıma ile alışverişe gidiyorsanız bu daha iyi bir seçenek, fakat özel aracınızla gittiğinizde kargo ile gelen ürünlerden daha fazla emisyon oluşturursunuz. Çünkü kargolar, ürünlerin toplu taşıma aracıdır; böylece daha az gaz atığı ile daha fazla ürün tüketiciye ulaşır. Online alışverişin bir diğer avantajı, alacağınız ürünler hakkında daha fazla düşünmeniz ve kullanıcı yorumlarını inceleyerek daha az satın almanızdır. Ürünleri satın almadan önce, markanın çevreye yönelik adımlarını kontrol etmek için internet sitelerini ve marka politikalarını incelemeyi ihmal etmeyin.

Kıyafetlerinizin geri dönüştürülmüş materyallerden yapılmış olmasına dikkat edin.


İpek, kenevir, keten ve yünden üretilen giysiler, çevreye daha az zarar verir. Polyester, akrilik ve viskoz gibi maddelerden üretilen ürünleri mümkün olduğunca satın almamaya çalışın. Ancak günümüz koşullarında bu maddeleri içermeyen giysi bulmak güçleşti. Polyester içeren bir ürün alacaksanız, geri dönüştürülmüş plastiklerden elde edilmiş olup olmadığını kontrol edin.

“Az Tüket, Tekrar Kullan ve Geri Dönüştür” felsefesini hayatınıza entegre edin.


Hemen sıfır atık yaşamaya geçmek zor olabilir; ama yukarıda belirtilen küçük ama önemli adımlarla kendinizi buna hazırlayabilir ve sınırlarınızı zorlayabilirsiniz. Daha az tüketmeye başlarsanız, sonra tekrar kullanma ve geri dönüştürme alışkanlıklarınızı geliştirebilirsiniz. Bu sistemi hayatınıza entegre ettiğinizde, dünya için bireysel de olsa büyük katkılar sağlamış olursunuz. Böylece gelecek nesillere daha temiz ve yaşanabilir bir gezegen bırakmış olacağız.